Sunday, February 23, 2014

toplu igne aparaati ile havlu

Merhabalar sevgili web sitesi okurlarimiz. Yogun istek üzerine sizlere bugün toplu igne aparaati ile havlu makalesini sunmaya karar verdik.

Selam sevgili web sitesi takipçilerimiz. Bugunku makalemiz topluiğne ile oyası havlu kenarları modelleri.







toplu igne aparaati ile havlu 1

Yapılışı: Toplu iğne üzerine renkli dantel ipleri ile sarılarak tığla örülür. Toplu iğneler aparat üzerinden çıkarılmadan üzerine ipimiz sarılır ve daha sonra tığla orta kısmından sıkıştırılarak örülür. En son toplu iğneler çıkartılır.







Hosunuza gidebilecek guzel konular ve siteler : iğne aparatıyla yapılan havlu kenarının yapılışı


Kesinlikle onerdigimiz enterasan yazilar : toplu iğne aparatı ile yapılan havlu kenarı

Saturday, February 22, 2014

igne oyası nasıl yapılır

Merhabalar degerli site ziyaretcilerimiz. Yogun istek aldigimiz icin sizlere bugün igne oyası nasıl yapılır makalesini paylasmaya karar verdik.

Onerimiz guzel yazilar : igne oyası nasıl yapılır

Friday, February 21, 2014

Önlükler ve Meşhur Medovik Pastası



onlukler ve meshur medovik pastasi 1






Eskiden hiç kullanmadığım, hatta bir şekilde evde bulunanları mutfak en ücra dolapların arkalarına tıkıştırdığım önlükler..Gereksiz bulduğum, şıklığımı bozacağını düşündüğüm, ama şimdi tam da "odaklanabilmek" ve "mutfak şıklığımı yaratmak" için üzerimden eksik etmediğim önlükler..



onlukler ve meshur medovik pastasi 2



onlukler ve meshur medovik pastasi 3






Artık vakit bol ya, eskisi gibi işten gelir gelmez, ellerimi yıkadığım gibi, tayyörle, fularla, broşla, makyajla mutfağa dalma devirleri bitti. Artık her işi, o işi yaptığım son sefermiş gibi hissederek yapmaya çalışıyorum, bana hediye edilen bu kısacık ama kıymetli zaman içinde o işe ayırdığım yine çok kıymetli o zaman aralığında, aklımda o işten başka hiç bir şey olmadan, tam anlamıyla odaklanarak çalışabilmek için, öncelikle müzik açıyorum, sonra önlüğü giyiyorum, bulaşık mı, yemek mi, reçel mi, ocak temizliği mi? hiiç fark etmez, tabağım, ocağım, tencerem olduğuna şükrederek başlıyorum, içlerine koyacak yiyeceklerim olduğuna seviniyorum, bunları yiyecek sağlığımız olduğu için duygulanıyorum, hayatımdaki bunları yedirecek insanlara teşekkürlerimle mutfaktan çıkıyorum. Bunların her anında yanımda, arkamda, kısacası üzerimde hep onlar var, önlüklerim...Önlüğüm yoksa, çıplak gibiyim ben, kaşık bıçak yakışmıyor elime, hep bir şeyler eksik kalıyor sanki..O yüzden önlük kullanıyorum değişik değişik, yemekler için ayrı, pastalar için ayrı, ahşap boyarken ayrı..O yüzden önlükler dikiyorum renk renk kendime başka, eşe dosta başka..Ben önlükleri çokk seviyorum.






onlukler ve meshur medovik pastasi 4






Bir de bu pastayı. Rus pastası Medovik..Yani Honey Cake..



onlukler ve meshur medovik pastasi 5






Tarifi Cafe Pepela'dan aldım. Öyle güzel anlatmış ki, kıvamı, görünüşü, her şeyi birebir tutuyor ve insanlar, sizin elinizden çıkma olduğuna inanamıyorlar bu harika pastanın. İlk özel gününüz için deneyin, özel günlere yakışır, özel bir pasta bu..Tarifi Cafe Pepela'da..






Bu güzel tarif için kendisine tekrar teşekkür ederken, deneyeceklere de şimdiden afiyet olsun diyorum. 



onlukler ve meshur medovik pastasi 6



Saturday, February 15, 2014

BINGKA CRACKERS



bingka crackers 1






kuih ni akak buat di kampung semalam.. pagi ni dalam pukul 6.45pagi akak redah balik ke Seri Iskandar Perak kerana nak menghadiri perjumpaan Rakan Kenduri pukul 9 pagi...


bingka crackers 2bingka crackers 3



buat 2 jenis bingka sebenarnya tapi satu lagi akak x sempat nak ambil gambar di sebabkan terlupa bawa kamera. bingka di dalam gambar di atas tu akak x buat 2 lapisan warna kerana masa pun dah larut malam... akak buat seperti bingka biasa jer tapi tetap letak biskut crackers dalamnya..


BINGKA CRACKERS


Sumber:Kh267tm,


Majalah Aroma Jun2012


loyang 9" bulat






Bahan-bahan






20 keping biskut cream crackers


85 gm.tepung gandum


1 cawan gula pasir


3 biji telur


710 santan atau susu segar


secubit garam


1 sudu besar mentega


1 sudu kecil pandan emulco/pewarna hijau


1 sudu kecil coklat emulco


1 sudu kecil esen vanila


sedikit bijan untuk tabur



Cara membuatnya






Panaskan oven 180'C.Sapukan loyang dengan mentega.


Kisarkan semua bahan kecuali,bijan ,pewarna esen vanila dan coklat emulco.


Bahagikan adunan kepada dua bahagian.


Satu bahagian di letakkan pandan emulco dan pewarna hijau.


Satu bahagian lagi,asingkan satu senduk dan letakkan coklat emulco .Baki adunan di letakkan esen vanila.


Tuangkan adunan vanila ke dalam loyang.


Tompok-tompokkan adunan yang berwarna coklat ke atasnya dan buat corak marble .


Bakar di dalam oven sehingga permukaan atas kelihatan keras sedikit(lebih kurang 15-20 min.)


keluarkan dari oven dan tuangkan adunan hijau pula.Taburkan bijan di atasnya.


Bakar semula di dalam oven selama 45 minit atau sehingga permukaan atasnya keperangan.


Setelah masak ,biarkan bingka sejuk sebelum di potong.



Tuesday, February 11, 2014

Amigurumi Bıcırık Bebek - Amigurumi Doll





amigurumi bicirik bebek amigurumi doll 1


 Merhabalar sevgili dostlar..

  Uzun zaman üzerine yeni bir amigurumi oyuncak ördüm..

Artık örmeyi çok istediğim oyuncakları sırasıyla yavaş yavaş örmek istediğimi söylemiştim hatırlarsanız, bu ilk oyuncağımız :)

  Tarifini temin eden arkadaşıma çok teşekkür ediyorum, başı ağrıması diye ismini vermiyorum :)

zira ben orjinaline sadık kalamayıp yine değişikler yaptım ama genel görünüm olarak benzedi sayılır..

Saçları konusunda çok tereddüt ettim, elimde yeşilden başka saçaklı ipim yoktu, nasılolsa oyuncak deyip örüverdim.

  Öyle kolay örülmedi ama, bir püf noktasını bilen varsa lütfen söyleyip bizi aydınlatsın. Çünkü iple örülen sıkiğneler görünmüyor, ezbere ördüm :)

Gözleri yaparken yine endişeliydim, kenarındaki beyaz kısımları keçeden yaptım. Keçe bana oyuncaklar için çok kullanışlı gelmiyor, sadece görsel olarak güzel görünüyor, bu da ilk keçe karışımı göz denemem oldu, fena da olmadı sanki ;)

  Bu arada bu amigurumi oyuncak toplam da irili ufaklı 25 ayrı parçanın birleşmesi ile oluşuyor...

  Eeee ben çok konuştum, sizler beğendiniz mi?

  Mutlu bir hafta diliyorum hepinize...


Saturday, February 1, 2014

2013 abiye sal modeli aciklamali

Merhaba sevgili site ziyaretcilerimiz. Simdiki yayinimiz 2013 abiye sal modeli aciklamali.


2013 abiye sal modeli aciklamali 1
Ölçüler: 62 cm. x 142 cm.

Malzemeler:

ANCHOR “Hera Sim” El Örgü İpliği

(%15 Moher, %77 Polyakrilik,%8 Sim) Yaklaşık 600 gr. # 834 Beyaz Simli 5.5 numara 1 çift örgü şişi Kullanılan

Örgüler:

1/1 Lastik – Düz örgü – Ters örgü

Ölçü : 16 ilmek -15 sıra 10 cm2 eşittir.

UYGULAMA

Etol: İki kat Hera Örgü ipliği ile örülecek.

5.5 numara örgü şişine 100 ilmek atarak, 2 sıra 1/1

lastik örün. 3. sıradan itibaren verilen motif şema ve

açıklamasını takip ederek örgüye devam edin. Örgü

boyu baştan itibaren 140 cm. – 210 sıra uzunluğa ulaştığı zaman, 2 sıra 1/1 lastik örerek bütün ilmekleri bir kerede kesin.

Bitmiş uzunluğu yaklaşık 12 cm. uzunlukta olacak şekilde saçak hazırlayın. Etol’ ün iki kısa kenarına saçakları eşit aralıklarla geçirin




Bu makale ile alakali daha cok bilgi gorebileceginiz kaliteli bir web kaynagi : beyaz gelin şalı anlatımlı

Monday, January 27, 2014

Takılıp kalmış bir bant gibiyiz. Kaçıncı tekrarda olduğumuzu hiç kimse bilmiyor.


Kalorifer peteğinin önündeki minderlere oturup sırtımızı kalorifere dayadıktan sonra dillerimizi çözüp, kendimiz haricindeki önemsiz tüm şeyler hakkında bir bir konuştuk. Kargalar aslında en fazla 15 yıl yaşarlarmış, bu yıl hava hep sıcak olacakmış ve belki de hiç kar yağmayabilirmiş, geçen yılki evimin altındaki bakkal trafik kazasında ölmüş, onun bi komşusu pılını pırtını toplayıp yurt dışına taşınmış. Geçen yıl tanıştığı adamlardan biri meğer kansermiş ve yeni öğrenmiş, ailesi perişanmış. Bunun gibi, aslında bazen hayatımla uzaktan yakından hiç ilgisi olmayan ve belkide hiç ilgisi olamayacak şeyler hakkında o kadar çok konuştuk ki, yoruldum ve o son cümlesini tamamladığında, "biraz konuşmasak mı acaba?" dercesine, başımı yavaşça omuzuna yasladım. Baktım sesini çıkarmıyor, bende iyice yüz buldum başımı omzundan göğsüne, oradan da dizlerine doğru yavaş yavaş kaydırıp yorulmuş yaşlı bir kedi misali kendimi bırakıverdim. Başımı en son ne zaman böylesine birinin dizleri ve baldırları üzerine bıraktığımı hatırlamaya çalıştım. Hatırlayamadım. İçimi acınılası tuhaf bir huzur kapladı ve adeta kedi gibi mırlarcasına derin derin nefes alıp verdim bir kaç defa. Sesini çıkarır gibi oldu önce. Ama sonra sustu. Kocaman avuçiçlerini başıma koydu. Pes ettim dercesine; saçlarımı yavaş yavaş karıştırmaya başladı. İşte en sevdiğim şey de buydu. Biri ellerini hiç kaldırmadan başıma koyup saçlarımı karıştırarak okşasın ve ben yüzyıllarca öylesine kalayım..

Sonra bu güzel an öyle devam edip gitti. Biraz sonra aklımdan terbiyesiz şeyler geçti. Ellerini tutup dudaklarıma getirdim ve öpmeye başladım. Öpüşlerimin ıslaklığı artınca, acemi bir sesle "hayır böyle kalalım" dedi "tamam" dedim. Biraz daha öyle kaldık.

20dakika sonra falan "beni hiç özledin mi?" dedim, "evet" dedi, ve "insan özlüyor tabii, özlemez mi?" diye devamını getirdi.  O böyle söylenirken ben de içimden "keşke ben sormadan söylesen, konuşsan. Konuşman için illa bir düğmene basmam mı gerek. Sanki durup dururken "seni özledim, seni çok özledim" desen kıyamet mi kopacak?" diye kendi kendime içimden cümleler kuruyordum. Sonra yine sessizliğe teslim olduk. Ben soru sormayınca konuşmuyorduk. Ben soru sorunca da sadece cevaplarını aldığım bir konuşma ile ilerliyorduk.

Biraz daha bu halde kaldık. Sonra bi ara kalkıp kanepeye uzandık. Üstümü çıkarmaya çalıştım "hayır" dedi ve bi yandan da beni çekiştirerek "sadece sarılmak istiyorum" dedi. "Tamam" dedim ve sarıldım. Gözlerine baktım. Utandı önce, hemen bakamadı. Bir kaç dakika sonra ise, robot gibi gözlerini dikip yüzüme bakmaya başladı. Zaten daha önce de hep böyle yapardı. İyice konsantre olduktan sonra gözlerini hiç kırpmadan saatlerce bakabilirdi ve sonrasında da "en çok ben baktım" diye gurur duyardı bununla. Çünkü ona göre gözlerini kaçırmadan en çok bakabilen kişi, en çok sevendi. Diğeri ise az sevendi..

Zaten ben hiç bakamam karşımdakinin gözlerine. Baktığım zaman ise dolar taşarım. Yanaklarımı bir sel alır gider, burnum cız olur. Yüreğim göğe yükselmişim gibi nefessiz kalır, derin derin nefes alıp verme ihtiyacı hissederim..

Sonra bakışmalarımızı küçük bir öpücükle sonlandırıp, iyice sarıldık ve sonrasında da seviştik. Sevişmemiz bittikten sonra yine bakıştık. Boşalmanın verdiği o yorgunlukla gözlerinde bir anlam aradım ve o anlamları çok geçmeden gördüm. Gözlerinin içi parlıyor, beni sevdiğini apaçık görebiliyordum. Ama benim hâlâ sevip sevmediğimden emin olamıyordum. Çünkü ne yazıkki artık ben eskisi gibi hissetmiyorum. O ölüp bittiğim adam bu değilmiş gibiydim. İçimde hiç heyecan yok, hiçbir kıpırtı yok ve ben sadece öylesine sarılıp duruyorum.

Belki de; o her dilin en az bir kere ezbere söylediği "bütün ilişkilerin ömrü vardır" cümlesi kocaman bir doğrudan ibaretti, bütün hislerin ömrü vardır ve ömürlerini doldurduktan sonra işte böyle ölüp gidiyorlardı. Geriye ise "ya her şeye rağmen görüşelim, ne olur hayatımdan çıkma, ama artık sana karşı da bir şey hissedemiyorum" adında tortular kalıyordu.

"Kalıyor" dedim, ama belki de aslında kalan bir şey yoktu ve biz sadece yalnızlıklarımızı, tanıdığımız birinin şehvetiyle taçlandırmaya alıştığımız için böyle hissediyorduk. Böyle hissedince de ilk yalnızlık anında "acaba ben ona aşık mıydım, acaba aslında ruh öküzüm o muydu?" gibisinden saçma düşüncelerin esiri olup, dilimize pelesenk olmuş aşk sözleriyle telefonlarımıza sarılıyorduk. Bilmiyorum işte, hepsi aklımdan geçiyor..

O ise zaten sevgisini dile getiremediğini söyler. Dile getirmeye kalkışsa, kelimelerin ağırlığından dile gelemeyecek kadar zorlanır. Buna rağmen "söyle duymak istiyorum" dedim "işte seviyorum, daha ne diyim" dedi.

"Bilmem söyle işte, neden seviyorsun, neyimi seviyorsun, görüşmüyorken en çok neyimi özledin? nasıl özledin? anlat. konuş benimle" dedim. sustu ve sarıldı.

"sarılmayı özledim, seninle uyumayı özledim" dedi utangaç bi sesle.

O konuşurken gözlerinin içine baktım, mimiklerine odaklandım. Her göz kırpışına ayrı ayrı olumsuz anlamlar yüklemeye çalıştım. Olmadı.


takilip kalmis bir bant gibiyiz kacinci tekrarda oldugumuzu hic kimse bilmiyor 1
Ve evet o cidden değişmiş. Hem de hiç anlayamadığım kadar, hiç tahmin edemeyeceğim kadar büyük bir değişim geçirmiş. Hislerinde, gözlerinin o sıcaklığında sarılışlarının samimiyetinde her şeyinde bir değişiklik var. Hepsi sevgi kokuyor, kucak dolusu sadakat kokuyor. Beni gerçekten seviyor ve öyle bir sevgi ki; hayatımda bir yerlerde saklanarak yaşamak isteyecek kadar çok seviyor.

Değişmiş olması, değişmesi çok tuhafıma gidiyor. Yani bir insanın peşinden 1.5 yıl köpek gibi koştura koştura yaşarken değişmez de, sen artık ondan ümidini tamamen kesip tekrar eski orospu ruhuna bürünmüşken o niye değişir ki? Sen artık ondan bi sikim olmayacağını kabullenmiş ve yeni bir hayata yelken açıp, diğer tüm gemileri yakmışken, o neden durup dururken sevgiyle tıka basa dolu bir limanmış gibi yine karşına çıkar ki?

Oysa her güzel şey karşılıklı yaşanmayı hak ederken, neden böyle taraflardan birinin soğukluğuyla yaşanmaya devam eder ki?

İşte böyleyim, ona karşı bir şey hissedemiyorum ve buna rağmen hayatımdan çekip gitmesin de istiyorum ve sırf hayatımdan çekip gitmesin diye, beni yalnızlığımla başbaşa bırakmasın diye ona elimdeki tek şeyi vermeye çalışıyorum; yani bedenimi.

Çünkü biliyorum seks yapmasak hayatımda durmayacak, sanki onu sikmesem tüm sevgisine rağmen dönüp yüzüme bakmayacakmış gibi hissediyorum.

ve haklı çıkmamak için de; ne ona bu hislerimi açık açık söyleyebiliyorum, ne de onu sikmeden durabiliyorum. Söylesem bi türlü, burdan okusa başka türlü.

Gitme "eskiden sevgiliydik, şimdi ne bok olduğumuz bilmiyoruz" adında bir etiketle hayatımda kal be adam. Çünkü ben hep yalnızdım, yalnızlıktan korkuyorum. Yanlışlarımı hep yalnızlıktan yapıyorum. Seni sikmiyorum diye kalkıp gitme. dur. amına koyim dur. arkadaşım ol, bir şeyim ol. yeterki kal hayatımda, yeter ki gitme bi yere. birine ihtiyacım var. seks yapmama gerek kalmayan birine ihtiyacım var..

Tweet